Bugüne kadar yaşanmış onca hayat sayesinde biliyoruz ki, hayat doğrusallıktan ziyade döngüsel ilerlemektedir. Gelişim dönemleri ve buna bağlı olarak ortaya çıkan gelişim görevlerinin de bu döngüye uyduğu, tarifsiz zorluklarla yaşamlarımızı bu çembere uyduruyoruz ve bu konuda da epey başarılıyız. Başarımızı bir kenara bırakıp bu döngüde karşılaştığımız onca zorluklardan birinden, belki de en büyüğünden bahsedeceğim bugün: Sevdiğimiz insanların kaybı ve bunun bize yansıması, yas süreci.
Yas tutma, ayrılığa verilen tepkiler bütünüdür. Bu tepki fiziksel, bilişsel, duygusal ve davranışsal olarak ortaya çıkmaktadır. Öznel bir deneyim olması yönüyle yas, her bireyde farklı etkileri ve tepkileri doğurmaktadır. Bu tepki farklılığı özel bir etki alanı oluştursa da, daha önce de bahsettiğimiz 4 ayrı tepki türünün de kendi içinde belirli tepkileri yas sürecinde ortaktır.
Fiziksel Tepkiler: Baş ağrısı, yorgunluk, mide bulantısı, kas ağrısı
Duygusal Tepkiler: Üzüntü, öfke, inkar, umutsuzluk, yalnızlık
Bilişsel Tepkiler: Unutkanlık, Konsantrasyon eksikliği, hafıza zayıflaması
Davranışsal Tepkiler: İnsanlardan uzaklaşma, Uyku değişiklikleri, Alkol kullanma, Cinsellik değişiklikleri, Yeme alışkanlıklarının değişmesi
Yas’ın Evreleri
Yas sürecini anlatan farklı modellenmiş açıklamalar olsa da, en dikkat çeken açıklamalardan Kübler-Ross modelini açıklamak en mantıklısı olacaktır.
Kübler-Ross yas evrelerini 5 aşamaya ayırmıştır. Bu aşamalar sırasıyla: İnkar, Öfke, Pazarlık, Depresyon ve Kabullenme olarak karşımıza çıkmaktadır.
1. İnkar
Kişi kaybın acı yoğunluğunu azaltmak ve yükünü hafifletmek amacıyla “Hayır, bu olamaz!” gibi tepkilerle ölümün gerçekleşme ihtimalini inkar eder. Bu tepki ile kişi kendini geçici olarak korumaya alır. Kişi hayat akışına odaklandığı için her şeyin yarım kaldığını ve ölümün çok erken olduğunu düşünebilir.
2. Öfke
Alışma sürecinin başlangıcı, teorinin ikinci evresi öfkedir. Kaybın düşünülecek bir sürü bilgiyi ve soruyu beraberinde getirmesi, kişiyi tahammül edemeyeceği bir durum ile karşı karşıya bırakır. Bu durumun doğal tepkisi de öfkedir.
3. Pazarlık
Kişi, çaresiz hissettiği için ölümün gerçekleşmesini engellemek için her şeyi yapmaya isteklidir. Kişi acıdan kaçınmak için ölümün engellenmesi karşılığında iyi bir hayat süreceğini iddia edebilir.
4. Depresyon
Durumun gerçekliğinin anlaşılmasına yönelik ilk tepki ise depresyondur. Alışma sürecinin sonuna doğru gelindiği için kişinin düşüncelerinin yavaşladığı, kaçınılmaz sonun artık yaklaştığı fark edilir. Keder halinin en yoğun olarak yaşandığı evredir. Kişi kendini kaybolmuş gibi hissedebilir.
5. Kabullenme
Artık kişi ölümün gerçekliğini kesin olarak kabullenmiştir. Üzüntünün tam olarak bittiğini söyleyemesek de kişi, artık mücadelenin sona erdiğini anlamıştır. Kişi sonunda kaderle barışır.





