Aile İçi Şiddet Tedavisi

Aile içi şiddet, birbirlerini iyi tanıyan, aile kurumunda birleşmiş yetişkinlerin arasında yaşanan şiddettir. Aile içi şiddet, kendisini çok farklı şekillerde gösterir. Bağırmak, hakaret etmek, ev içine kilitlemek, dövmek, hor görmek, tehdit etmek, korkutmak vb. Tümü aile içi şiddetin türleridir. Toplumumuzda aile içi şiddetin tüm çeşitlerini göz önünde bulundurduğumuzda bu tarz şiddete maruz kalmamış neredeyse hiç kimse yoktur. Toplumumuzda maalesef aile içi şiddet denildiğinde fiziki şiddet akıllara gelmektedir. Ancak aile içi şiddetin türleri arasına giren tüm eylemler aile içi şiddettir.

Aile içi şiddet konusunda bizler birey ve toplumun fertleri olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmediğimiz sürece aile içi şiddet olayları son bulmayacak ve belki daha da artacaktır. “Karı ile koca arasına girilmez” bahanesinin arkasına sığınarak şiddet gören kadına yardımcı olmayan herkes bu şiddetten ve sonuçlarından sorumludurlar.

Aile içi şiddetin en büyük ve belki de en üzücü sonuçlarından birisi de bu şiddetin çocukların gözü önünde yaşanmasıdır. Bu tarz bir olay yaşamış çocuklarda bu durum travmaya kadar giden ve ömür boyu süren korkulara yol açacaktır. Bu durum çocuğun ileri yaşlarda psikolojik sorunlara da kapı aralar. Bundan dolayı aile kurarken önemli bir karar verildiğinin bilincinde olarak hareket etmeyi unutmamak ve aile düzenini bozacak davranışlardan uzak durmak çok önemlidir.

Aile içi şiddet vakalarının bir çoğu çok ciddi adli sonuçlar doğurmakta ve bir çok insanın hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Bu durumun en büyük sebeplerinden birisi de bu şiddete göz yuman ve en az şiddeti uygulayan kişiler kadar suçlu olan yakın çevredeki insanlardır. Tüm bu olumsuzlukların önüne geçebilmek adına toplum ortak hareket etmeli ve emniyet güçlerinden yardım istenmelidir.

Aile içi şiddet uygulayanlar günümüzde ciddi cezalar almakta ve bu şiddetin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Ancak tamamı ile ortadan kalkması için tüm toplumun duyarlı hareket etmesi şarttır. Artık toplum olarak çok eskide kalmış bahanelerin arkasına sığınmaktan ve insanların bir hiç uğruna hayatlarını kaybetmelerine göz yummaktan vazgeçmeliyiz.

Toplumu oluşturan tüm fertler aile içi şiddet konusunda gerekli adımları atsa ve bu konuda toplum olarak ortak bir paydada birleşilse bu şiddeti uygulayan kişiler bu tarz bir eyleme asla cesaret edemeyecek, böyle bir insanlık suçunu işlemenin sonuçlarını gözardı edemeyecektir. Devlet kurumları bu olaya müdahale etmek için gerekli düzenlemeleri sürekli olarak yapmaktadır. Ancak içerisinde yaşadığımız toplumun huzuru ve güveni için bizler de üzerimize düşenleri yapmaktan geri durmamalıyız.