Tükenmişlik Sendromu

TÜKENMİŞLİK SENDROMU

Modern Dünya artık eskisinden çok daha hızlı ilerliyor, büyüyor ve gelişiyor. Her geçen gün daha yeni hizmet alanları, iş kolları ve kompleks yapılar insanlığın hizmetine giriyor. Bununla birlikte modern insan da bu hızlı değişim ve dönüşüme aynı nispette ayak uydurmak ve sürekli çalışmak, üretmek ve kendini yenilemek zorunda kalıyor. Bu yazının konusu ise bu hızlı döngünün içinde sıkışıp kalan, tüm kaynaklarını yeniliğe ve gelişime yetişmek için harcayan, sonunda yorulan ve tükenen insanların yaşadığı “Tükenmişlik Sendromu.”

Tükenmişlik sendromu esasen iş hayatının kişide yarattığı stres, yoğun mesai saatleri, mesuliyetler ve sorumlulukların kişide oluşturduğu bir çeşit bunalım, yorgunluk ve isteksizlik hali. Bir diğer tanımıyla iş kaynaklı yaşanan depresyon.

Depresyon genel olarak klinik bir vaka olmasının yanı sıra bu rahatsızlığın da bir türü olan tükenmişlik sendromunda da bir uzmana baş vurmak sürecin kontrolü açısından önemli bir rol oynayabilmektedir. Çünkü bu sendromun etkileri görülen kişilerde özel hayatlarını sürdürmede düzensizlikler, iş hayatındaki verimliliğin ciddi oranda düşüş yaşaması gibi durumlarla çoğu zaman karşılaşılmaktadır. Bu gibi hayati önemdeki faaliyetlerin sekteye uğraması da kişi için zor ve sıkıntılı bir süreci beraberinde getirecektir. Aynı zamanda tedaviye baş vurulmayan tükenmişlik sendromu vakaları ilerleyen zamanlarda bazı kişilik bozukluklarının temelindeki sebep haline gelebilmektedir.

Bu sendroma yakalanmamak veya kendinde gördüğünüz tükenmişlik etkilerini rehabilite etmeniz için psikologların birkaç tavsiyesine değinelim;

Bu tavsiyelerden ilki biraz önce de bahsedildiği gibi uzman bir psikologdan yardım almaktır.

İkinci tavsiye ise hem iş hem de sosyal yaşantınızda sınırlarınızı belirleyen bu sayede mental ve fiziksel açıdan da yorulmanızı engelleyen “hayır demeyi öğren” prensibidir. Başkalarını üzmemek için fazladan üstlendiğiniz her iş veya sorumluluk ileriki zamanlarda sizin üzülmenize neden olacaktır! Diğer yandan bu iyi tavrınız özellikle iş hayatınızda suistimal edilmenize neden olacak ve iyi tavrınız size çığ gibi büyüyen bir kötülük topu gibi üstünüze gelecektir.

Üçüncü tavsiye karşımıza hayatın akışı içerisinde çıkabilecek tüm olumsuzluklara karşı kabullenici ve onarıcı yaklaşmamız gerektiğini öğretiyor. Özellikle bizim irademiz dışında gerçekleşen olumsuz durumlar sebebiyle kaygılanmak ve kendimizi suçlamak, durumun onarılmasına yardımcı olmadığı gibi bizde de kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Durumu kabullenmek ve buna göre bir çalışma yapmak, pes etmek yerine çabalamak hem meslek hayatınız hem de kendi öz saygınız açısından edinmeniz gereken önemli bir özelliktir.

Bir diğer tavsiye ise “işini değil, kendini kutsallaştır.” elbette ki iş hayatı yaşamın sürdürülebilmesi için önemli bir faktör fakat sürdürmek istediğiniz şeyin yaşamımız olduğunu da unutmamak gerekir. Yalnızca işle ilgilenmek ve iş hayatına kendimizi adamakla da bir hayat yaşamış olmayız. Bu sebeple hem iş hayatınızdaki motivasyonunuzu korumak hem de yaşamınızdan keyif almak için kendinize vakit ayırmayı ihmal etmeyin. Her başarınızda kendinizi ödüllendirmeyi bilin!

Diğer Blog Yazılarımız

Psikon Sağlık ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak psikolog Konya, Ankara ve çevre illerde aile terapisi, yetişkin terapisi, çocuk terapisi başta olmak üzere bir çok alanda psikolojik destek sunmaktayız. Sadece fiziksel sağlık değil ruhsal sağlığında toplumun en önemli parçalarından olduğunun bilincinde hizmet sunmaktayız.

Yasal Uyarı..!

Web sitemizin içeriği, ziyaretçilerimizi bilgilendirmeyi amaçlayan bir nitelik taşımaktadır. Sitede bulunan bilgilerin hekim tedavisi veya danışmanlık hizmetinin yerine geçmediği unutulmamalıdır. Sitemiz üzerinden herhangi bir ilaç tedavisine başlanması veya mevcut tedavinin değiştirilmesi önerilmez ve tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, kişisel teşhis veya tedavi yöntemi seçimi için değerlendirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ilan veya reklam amacı güdülmemektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır. © 2016 – 2024
Psikon Sağlık ve Psikolojik Destek Merkezi. Tasarım: Furkan Reklam Ajansı