Sosyal Arkadaşlık

SANAL ARKADAŞLIK

İnsan, diğer canlılardan zeka, irade, muhakeme yeteneği gibi kendine özgü özellikleriyle ayrılmasının yanında sosyal bir varlık olarak da farklılıkları vardır. Bizi insan yapan ya da daha doğrusu yaşamamız için vaz geçilmez olan büyük bir faktörse diğer insanlardır. Sosyallik ve toplumsal kurumlar insanlığın hayatını devam ettirebilmesinde ciddi rol oynar. Hatta tüm insan yaşamı bu mekanizmalar üzerine kurulmuştur. Her bir insan bir diğerine muhtaçtır. Hepimiz sosyal hayat içerisindeki belirli görevlerimiz sayesinde birbirimizin hayatını kolaylaştırır ve dünyayı insanlık için daha yaşanılır bir hale getiririz. Eğer bir peygamber değilsek aylarca, belki de yıllarca bir köşede yaşamayı neredeyse hiçbirimiz tercih etmeyecektir. İnsan, doğası gereği hem fiziksel ihtiyaçları nedeniyle hem de psikolojik gereksinimler sebebiyle muhakkak bir başka insana ihtiyaç duyar. Bazen yıllarca tek başına yaşamayı düşünmek bile insana zor ve ürkütücü gelebilir. Tabi sosyal birlikteliklerimiz ve toplumsal rollerimiz sadece hayatımızın varlığını sürdürebilmek için son derece ferdiyetçi olarak şekillenmez. Yani biz insanlar diğer canlılar gibi yemek-içmek ve sadece yaşamaktan ibaret olmadığımızı biliriz. En katı olarak bile gördüğümüz insanların bir başkasıyla karşılıklı ya da karşılıksız kurduğu bağlar vardır. Bu bağlar anne-çocuk, karı-koca, abi-kardeş gibi bizi koşulsuz ve çıkarsız birbirimize bağlayan soyut fakat bir o kadar da güçlü zincirlerdir. Zincirlerin en önemlilerinden ve onlardan biraz daha farklı olanıysa “Arkadaşlık”tır.

Arkadaşlığın bizi birbirimize bağlayan diğer bağlardan farkıysa arada bir akrabalık ilişkisinin olmamasıdır. Arkadaşlıklar; bazen spontane olarak gelişebilen, yalnızca sevgi bağlarının oluşturduğu kendimizi yanında olmaktan ve beraber vakit geçirmekten mutlu hissettiğimiz kişilerle kurduğumuz bağın çoğul ismidir. Her geçen gün daha da gelişen ve farklılaşan dünya bu değişimleri insan hayatının her bir aktivitesine dolaylı ya da doğrudan aktarmayı bir şekilde başarıyor. Ve bu değişimler bizim de anlayışlarımızı, değerlerimizi yani yaşam tarzımızın bütününü etkiliyor. Konumuz olan “arkadaşlık” kurumuysa bundan en fazla etkilenenlerden ve neredeyse en fazla farklılığa uğrayanlardan. Hatta bu büyük değişim arkadaşlık kavramına yeni bir boyut kazandırdı:

Sanal arkadaşlık, yirmi birinci yüz yılın hızla değişen teknolojilerin iletişim araçlarında oluşturduğu yenilikler ve gelişimler sayesinde ortaya çıktı. Artık her bireyin anında ulaşılabilecek kendine ait bir numarasının olması, internet aracılığıyla gelişen iletişim araçları ve son yirmi yılın en popüler icadı olan sosyal medya önceden tanıdığı birine bile günler içerisinde ulaşan insanları artık tanımadıklarıyla bile saniyeler içerisinde iletişime geçirebilecek bir boyut kazandı. Bu boyutta bir yenilik kendimizi yalnız hissettiğimizde, duygularımızı veya sıkıntılarımızı paylaşacak birilerine ihtiyaç duyduğumuzda ya da yeni birisiyle tanışmak istediğimizde bize yeni kapı araladı. Bu kapı sanal tanışmışlıkları realiteye döken, çevremizde bulamadığımız birini kilometrelerde uzakta olmasına rağmen keşfetmemizi sağlayan yeni bir sosyalleşme biçimi haline geldi. Uzakları yakın hale getiren, arkadaşlıklar arasındaki sevgi bağını okyanuslar ötesine bile taşıyan bu teknolojik çığır, arkadaşlığın yeni bir hali olan çok uzaktakileri yanında hissedebileceğin ve hiç karşılaşmadığın birini bile dostun edilebileceğin duygusal bağları ve oluşma biçimlerini yeniden revize eden sanal arkadaşlığı doğurdu. Sanal arkadaşlık, yüz yüze hiç karşılaşmadığımız insanlarla internet üzerinden kurduğumuz dostluklardır. İnsana gerçek hayatta hiç tanışamayacağı biriyle tanışabilme imkanı verir. Internet üzerinde kurulan arkadaşlıklar bazen reel hayatta da tam anlamıyla gerçek dostluklara dönüşebilir.

Diğer Blog Yazılarımız

Psikon Sağlık ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak psikolog Konya, Ankara ve çevre illerde aile terapisi, yetişkin terapisi, çocuk terapisi başta olmak üzere bir çok alanda psikolojik destek sunmaktayız. Sadece fiziksel sağlık değil ruhsal sağlığında toplumun en önemli parçalarından olduğunun bilincinde hizmet sunmaktayız.

Yasal Uyarı..!

Web sitemizin içeriği, ziyaretçilerimizi bilgilendirmeyi amaçlayan bir nitelik taşımaktadır. Sitede bulunan bilgilerin hekim tedavisi veya danışmanlık hizmetinin yerine geçmediği unutulmamalıdır. Sitemiz üzerinden herhangi bir ilaç tedavisine başlanması veya mevcut tedavinin değiştirilmesi önerilmez ve tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, kişisel teşhis veya tedavi yöntemi seçimi için değerlendirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ilan veya reklam amacı güdülmemektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır. © 2016 – 2024
Psikon Sağlık ve Psikolojik Destek Merkezi. Tasarım: Furkan Reklam Ajansı