Sınav, ilköğretim sürecinin başlangıcından iş hayatına kadar her zaman hayatımızda yer edinmiş bir husustur. Kişinin eğitim hayatında yer edinmesine aracılık eden toplum tarafından kullanılan önemli bir değerlendirme yöntemidir. Toplumun çoğu kesimi için sınav, yaşam sürecinde bir meslek sahibi olmak, maddi gelir kazanmak ve toplumda sosyal konum kazanmak amacıyla başarı yoludur. Bireylerin geleceğine şekil vermesiyle bilinen bu sınavlar, olumlu yönlerine ek olarak olumsuz etkileri de bünyesinde barındıran birtakım kaygılara yol açabildiği bilinmektedir. Dolayısıyla sınavla birlikte gelen kaygı konusunun üzerinde çalışılması elzem olan bir problem alanına işaret ettiği görülmektedir. Bu doğrultuda problemi tam olarak tanımlamak faydalı olacaktır. Sınav kaygısı, bireyin herhangi bir değerlendirme durumunda tam performansını ortaya koymasına engel olan, bilişsel, duyuşsal ve davranışsal özelliklere sahip olan, gerginlik yaratıcı bir durumdur.
Sınav Kaygısının Boyutları
1. Kuruntu: Sınav kaygısının en temel parçalarından biri olan kuruntu, kişinin benliğine yönelik olumsuz yargılarını, öz-yeterlilik ve öz-saygı bağlamında yaptığı olumsuz içsel konuşmaları içermektedir. Kuruntu, genellikle başarısızlığa yönelik endişeleri içeren dikkat dağınıklığına sebebiyet veren bir boyutu ifade etmektedir. Sınava hazırlanan kişinin çalışmalarında aldığı verimi azaltması ve sınav sürecinden geçen hemen hemen herkesin tecrübe ettiği olumsuz düşünceler silsilesi ile karakterize olmuştur.
2. Duyuşsallık: Kişinin kaygıya verdiği fiziksel tepkileri ifade eden duyuşsallık, kalp ritminde hızlanma, titreme, çarpıntı, terleme, mide bulantısı gibi vücüdun ani değişim reaksiyonlarını ifade eder. Öğrencinin performansına doğrudan bir zarar vermemekle birlikte tam aksine faydası olduğu düşünülmektedir.
Sınav Kaygısının Sonuçları
Başarısız olmaktan endişelenme ve sınava hazırlanma düzeyinin yetersiz olduğu inancını takip eden süreçte öğrenci, sınav anında potansiyelini gerçekleştirmesine engel olan ve dikkatinden kaçan birtakım hatalar yapabilmektedir. Buna ek olarak, kaygı düzeyi bazen öyle bir seviyeye gelebilir ki, kişi, normalde hatırlayabileceği bilgileri, sınav anında hafızasından getirmekte güçlük çekebilir. Bu da haliyle sınavının başarısız geçmesine neden olabilmektedir. Ayrıca sınava yönelik kaygılar, bireyde birikip sosyalleşmesine ve keyifli vakit geçirmesine engel olabilir. Böyle bir durumun da farklı psikolojik rahatsızlıklar bakımından risk faktörü olacağı da gözden kaçmamaktadır.






