Emeklilik Sonrası Depresyon

Emeklilik Sonrası Depresyon

Emeklilik hayatın en rahat dönemlerinden biri olarak görülebilir. Emeklilik yaşına ulaşan kişiler artık hem aile hem de iş dünyasındaki birçok sorumluluğu geride bırakmıştır. Zamanlarını dinlenme, sevdikleri hobilerle meşgul olma, seyahat etme gibi aktivitelerle değerlendirebilirler. Emeklilik denince akla ilk önce olumlu yönler gelse de bazı kişilerde emekli olmak negatif etkiler yaratabilir. Kişinin alıştığı ve uzun yıllar boyunca benimsediği yaşam stilinden ayrılması ve daha birçok etken depresyona girmelerine sebep olabilir.

 

Emeklilik Sonrası Depresyon Nedenleri
Çalışmak ve bir iş sahibi olmak birçok kişi için kendini işe yarar hissetmenin yollarından biridir. Ailesine bakmak, kazanç sağlamak, işteki sorumlulukları yerine getirmek gibi nedenler kişinin kendini değerli hissetmesine neden olmaktadır. Özellikle işlerine ya da mesleklerine sıkı sıkıya bağlı kişiler, emeklilik sonrası kendilerini işe yaramaz ve değersiz hissedebilirler. Kendilerini ve değerlerini sorgulamalarına neden olabilir.

Ayrıca emeklilikten sonra eşlerin evde daha çok birlikte vakit geçirmeye başlamaları, ev dinamiklerinde ortaya çıkan değişimler, kadın ve erkeklerin üstlendikleri rollerde yaşanan farklılıklar da hem kadınların hem de erkeklerin olumsuz olarak etkilenmesine neden olabilir. Emeklilik aynı zamanda kişiye artık yaşlandığına dair bir mesaj verir. Bu da kişinin hastalanmaktan, fiziksel olarak güçsüzleşmekten ve ölümden korkmasına neden olabilir.

 

Emeklilik Sonrası Depresyonla Nasıl Başa Çıkılır?
Emeklilik sonrası kişinin iç ve dış dünyası ile yaşadığı çatışmalar depresyon geçirmesine neden olabilir. Kişinin mutsuz, çaresiz, değersiz hissetmesi, zevk aldığı aktivitelerden uzaklaşması, uyku ve iştahının aşırı artması ya da azalması gibi depresyon belirtileri ortaya çıkabilir. Depresyonun ciddi sonuçlar doğurabilecek bir bozukluk olduğu unutulmadan bu sorunla başa çıkmak için harekete geçmek önem taşır.

 

Aktif Olmak:
Emeklilik hareketsiz ve durgun bir yaşam anlamına gelmemelidir. Kişinin kendini hem fiziksel hem de zihinsel olarak aktif tutacak aktivitelere ihtiyacı vardır. Bunlar bir kursa gitmek, yeni bir spora türüne başlamak, gönüllü çalışmalara katılmak olarak sıralanabilir.

 

Sosyal Bağları Güçlü Tutmak:
Emeklilik aslında iş nedeniyle kurulamayan ailevi ve sosyal bağları güçlendirmek için iyi bir fırsattır. Kişiler aileleri ve arkadaşları ile daha çok vakit geçirerek duygu durumlarını da iyileştirebilirler. Örneğin torunlara bakmak, arkadaşlarla vakit geçirmek, mahalle ya da ilçedeki aktivitelere katılmak kişiye olumlu bir bakış açısı kazandırabilir.

 

Yeni Bir Hedef Koymak:
Emeklilik yaşı gelen kişiler zihinsel ve fiziksel olarak kendilerini yeterli hissedebilirler. Buna rağmen hiçbir şey yapmamak onları depresyona sürükleyebilir. Bunun önüne geçmek için kendine yeni hedefler koymak önemlidir. Gönüllü projelerde yer almak kişinin yeni bir yaşam nedeni kazanmasına yardımcı olabilir.

 

Hayalleri Gerçekleştirmek:
Kişi emekli olduğu zaman kendini artık evine ait olmak zorunda hissedebilir. Yıllardır çalıştığı için birden ortaya çıkan boş zamanda ve evde ne yapacağını bilemeyerek depresif bir ruh haline kapılabilir. Ancak boş zamanlarını, hayallerini gerçekleştirmek için kullanmak kişide olumlu bir etkiye neden olacaktır. Bu nedenle kişi seyahat etmek, enstrüman çalmayı öğrenmek gibi hayallerini gerçekleştirmek üzere harekete geçmelidir.

Depresyon, kişinin farkında olmadığı kadar ciddi bir durumda ise mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır. Aile bireyleri kişiyi bu yönde teşvik ederek uzman bir psikolog ya da psikiyatrist ile görüşmesine ön ayak olmalıdır. Uzman kişi detaylı bir tetkik yaparak kişi için en doğru depresyon tedavisi ve yol haritasını ortaya koyacaktır. Uzmanın kararına göre depresyon ilaçları ve depresyon terapisi ayrı ayrı olabileceği gibi birlikte de kullanılabilir.