Yaygın Kaygı Bozukluğu Olan Kişilere Bunları Söylemeyin

Hepimiz hayatımızın bazı dönemlerinde kaygılanırız. Yeni bir işe başlamak, önemli bir sınav, bizi bekleyen büyük bir değişim gibi konularda kaygılanmamız normaldir. Bu kaygı türü, günlük hayat için bizi tedbirli olmaya zorlar ve bu anlamda hayatımıza katkısı vardır. Ancak konu Yaygın Kaygı Bozukluğu ya da diğer adıyla Yaygın Anksiyete Bozukluğu olduğunda durum bambaşkadır.

 

Peki yaygın kaygı bozukluğu nedir? Bu bozuklukta kişilerde sürekli ve aşırı bir endişe durumu söz konusudur. Var olan endişenin, kişinin içinde bulunduğu gerçeklik ve durumla ilgisi yoktur. Ortada mantıklı bir neden olmaksızın kişi aşırı ve sürekli bir endişe halindedir. Kişinin günlük hayatı, iş, okul ve aile yaşamı, ikili ilişkileri bu kaygı durumundan etkilenir, hayatı sekteye uğrar. Yaygın kaygı bozukluğu her 100 kişiden 5 ila 6sını yaşamlarının herhangi bir zamanında etkileyebilmektedir.

 

Yaygın kaygı bozukluğu belirtileri; kişinin farklı konularda aşırı endişe ve kaygıya sahip olması ve bu durumun en az 6 aydır devam ediyor olması, endişesi söz konusu olduğunda kontrolünü kaybetmesi, tahammülsüzlük, kolay yorulma ve bitkin hissetme, odaklanma problemi, huzursuzluk, kas ağrılarının artması, uyku bozuklukları olarak sıralanabilir.

 

Peki sevdiğimiz bir kişi yaygın kaygı bozukluğu yaşıyorsa ona nasıl yaklaşmalıyız? Hangi cümleleri kurmalı, hangi cümlelerden kaçınmalıyız? Tüm bu soruların cevaplarını sizin için başlıklar halinde sıraladık.

 

Artık Kaygılanıp Durma!

Sevdiğimiz kişinin kaygı seviyesinin ona zarar verdiğini gördüğümüzde, onu korumak için kaygının ortadan kaybolmasına yönelik bir tavır sergileriz. “Bunda endişelenecek ne var?” , “Artık kaygılanıp durma” gibi cümleler kurar, “büyütecek bir şey yok” deriz. Ancak bu cümleler, yaygın kaygı bozukluğu yaşayan kişiye, ona büyüklük tasladığımızı ve desteklemediğimizi hissettirir. Bu bozukluğa sahip kişiler, zaman zaman yaşadıkları kaygının aşırılığını fark etseler de bunu durdurmayı başaramazlar. Mantıksız davranışlarının farkında olsalar da biri bu yönde yorum yaptığında daha kaygılı hale gelirler. Arkadaşınızın böyle bir problemi olduğunu fark ettiğinizde ona nasıl yardım edebileceğinizi sorun. Yanınızda olduğunuzu ifade edin ve gerçekten zorlandığını anladığınızı söyleyin. Yargılamadan yanında olduğunuzu hissettirin.

 

Problemlerini Çözmeyin

Sevdiğiniz arkadaşınız veya aile bireylerinizden biri bu bozukluğu yaşarken eliniz kolunuz bağlı durmak istemezsiniz. Bu nedenle yaşadığı problemi çözmek için harekete geçersiniz. Ancak karşınızdaki kişi, mantıksız sebeplerle kaygılanmaktadır ve sorununu çözmek için kendisinin de yeterli becerisi bulunmaktadır. Siz sorunu çözmeye kalkıştığınızda asıl yapmanız gereken şeyi yani duygusal anlamda destek olmayı ihmal edebilirsiniz. Arkadaşınıza gerçekten yardımcı olmak istiyorsanız problemlerini onun adına çözmeye kalkışmayın. Bunun yerine onu dinleyin, destek olun ve problemlerini kendi başına çözmesi için rahatlamasına yardımcı olun.

 

Aşırı Reaksiyon Göstermeyin

Bazı aile bireyleri ya da arkadaşlar, bu gibi durumlarda aşırı reaksiyonlar göstererek, karşısındaki kişinin problemini fazlasıyla benimser ve onun problemini hayatının merkezine koyar. Arkadaşının sorumluluklarını üstlenir, her durumda yanında olup, davranışlarını kontrol eder. Bu yaygın kaygı bozukluğu olan kişinin kendisini değersiz, yetersiz ve güvenilmez hissetmesine neden olarak kaygısını artırır. Kaygı bozukluğu olan kişiye yapılacak en iyi yardım, profesyonel destek almak konusunda onu cesaretlendirmektir. Terapist rolü oynayarak hayatına müdahale etmek, sadece daha büyük hasar almasına neden olacaktır.

 

Sabırlı Davranın

Yaygın kaygı bozukluğuna sahip bir arkadaşa ya da aile bireyine sahip olmak zaman zaman sabrınızı zorlayacaktır. Birçok kişi bu bozuklukla yıllarca savaşır. Destek veren bir arkadaş olmayı hiçbir zaman bırakmayın, arkadaşınız nedeniyle stres yaşadığınızı düşündüğünüzde, stres yönetimi konusunda destek alın ve arkadaşınızı kaygı bozukluğu tedavisi için yönlendirin.

Konya yaygın anksiyete bozukluğu tedavisi arayışınızda bizi arayın ve Psikon Terapi uzmanları ile bir an önce tanışın.

Diğer Blog Yazılarımız

Psikon Psikoterapi Psikolojik Klinik Psikolog Pedagog Konya Footer

Psikon Sağlık ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak psikolog Konya, Ankara ve çevre illerde aile terapisi, yetişkin terapisi, çocuk terapisi başta olmak üzere bir çok alanda psikolojik destek sunmaktayız. Sadece fiziksel sağlık değil ruhsal sağlığında toplumun en önemli parçalarından olduğunun bilincinde hizmet sunmaktayız.

Yasal Uyarı..!

Web sitemizin içeriği, ziyaretçilerimizi bilgilendirmeyi amaçlayan bir nitelik taşımaktadır. Sitede bulunan bilgilerin hekim tedavisi veya danışmanlık hizmetinin yerine geçmediği unutulmamalıdır. Sitemiz üzerinden herhangi bir ilaç tedavisine başlanması veya mevcut tedavinin değiştirilmesi önerilmez ve tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, kişisel teşhis veya tedavi yöntemi seçimi için değerlendirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ilan veya reklam amacı güdülmemektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır. © 2016 – 2024
Psikon Sağlık ve Psikolojik Destek Merkezi. Tasarım: Furkan Reklam Ajansı