Özgüven Eksikliğini Nasıl Yeneriz?

Özgüven; kişinin kendine olan saygısı, kendini yeterli ve değerli hissetmesi, kendi kişiliğinin farkında olması olarak tanımlanabilir. Bu tanım hayata ve kişinin duygusal, fiziksel, zihinsel birçok yönüne dikkat çeker, bu yönlerin onarılması ve keşfedilmesiyle gelişir.

Peki ya, “özgüvenli olmak” bize ne kazandırır?
Özgüven, kişinin kendisine olan saygısı ve güvenini ifade eder, yani özgüvenli kişiler tanım itibariyle kendilerine güvenen ve hayatta da bu güven duygusuyla hareket eden insanları ifade etmek için kullanılan bir ifadedir. Herkesin hayalleri, idealleri, hayata ve kendine dair planları vardır. Yaşam bu amaçların peşinde koşmakla ve onları gerçekleştirirken ki mücadeleyle geçer. Dolayısıyla hedeflerimiz ve ideallerimiz bize anlamlı ve yaşanılır bir hayat sunar. Anlamlı bir hayat ve ideallerini gerçekleştirebilen bir kişi olmak için öncelikle özgüveni gelişmiş bir birey olmak gerekir. Özgüven, insana çıktığı mücadelelerle dolu hayat yolculuğunda motivasyon, inanç ve anlamlı bir sebep sunar. Kendine güvenen insanlar karşılarına çıkan sorunlarla daha kolay mücadele eder ve kendilerini yıpratmazlar. Kendilerine olan inanç ve güvenleri sayesinde ne gibi zorluklarla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar emin adımlarla yollarına devam ederler.

Hayatımız ve kendimiz için kilit bir konumda olan “özgüven” nasıl geliştirilir? Öncelikle özgüvenli olmanın bir süreç olduğunu, bazı durumlarda yüksekken bazı durumlarda düşebileceğini bilmek gerekir. Özgüven, uzun süreli bir diyet programı ya da vücut geliştirme gibidir. Bazen iniş çıkışları olabilir ve sürekli aynı tempoda ilerlemez. Zaten her zaman ve koşulda da özgüvenli olmamız beklenmez. Her şeyin olduğu gibi özgüvenin de fazlası zararlıdır ve fazla özgüven narsist, bencil bir kişiliğe insanı sürükleyebilir. Doğru zaman ve durumda özgüvenimizin devreye girmesi ve genel hayat karşısında bunun farkındalığına sahip olmamız önemlidir. Gerekmeyen durumlarda özgüvenliymişiz gibi davranmaya çalışmak başkalarını olduğu gibi kendimizi de kandırmak olur. Bu ise özsaygımızı kaybetmemize neden olabilir. Özsaygı gerçek özgüvenin olmazsa olmazıdır.

Özgüvenimizi revize etmek ve geliştirmek için maddeler halinde birkaç pratikten bahsedebiliriz.
• Kendini keşfet! Birkaç durumda başarısız olmak özgüveni düşük insanlarda yetersizlik ve değersizlik hissine neden olur. Başarısızlıkları kişinin kendini beceriksiz, işe yaramaz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Ancak hiçbir insan mükemmel olmayacağı gibi hiçbir insan da tamamıyla işe yaramaz değildir. Önemli olan insanın iyi olduğu noktaları keşfetmesi, bunlar üzerine yoğunlaşması ve kedisini tanımasıdır. Ünlü fizikçi Albert Einstein’ın da dediği gibi; Aslında herkes dahidir ancak bir balığı ağaca tırmanmaya zorlarsan onun aptal olduğunu düşünürsün.

• Kendini sev! Özgüven probleminin oluşmasındaki sebeplerden biri de kişinin dış görünümüyle alakalı kaygılarıdır. İnsanlar ırklarını, cinsiyetlerini, ten renklerini seçemedikleri gibi yaşadıkları dönemin güzellik algılarına uygun bir fiziksel görünümü de kendi iradeleriyle seçemiyorlar. Güzellik kavramı ya da dış görünümle ilgili estetik algılar her toplum her zaman dilimi hatta her insan için bile değişiklik gösterebilen fazlasıyla soyut konulardır. Bazı insanların sizi beğenmemesi sizin çirkin olduğunuzu göstermez. Öyle olduğunu düşünüyorsanız da kendinizle daha çok vakit geçirmeyi, kişisel bakımınıza dikkat etmeyi, fiziksel açıdan kendinizi geliştirmeyi deneyin. Bu sizi kendinize daha çok yakınlaştıracak ve kendinizde fark ettiğiniz gözle görülür değişim bu kaygılarınız yıkılmasında rol oynayacaktır. Kendini beğenmeyen insanlar genellikle kendine bakmayan insanlardır. İyi ve güzel görünmek için çaba harcayın. Belki de zamanınızın estetik kabullerinden çok daha fazlasına sahipsiniz.

• Hayır demeyi öğren, kendini ifade et! Eğer insanları çoğu kez ret edemiyorsan, bazen yaptığın fedakarlıkların sonrasında seni olumsuz etkilediğini görüyorsan, kendini ifade ederken, tanımadığın biriyle konuşurken veya bir sunum yapman gerektiğinde aşırı heyecanlanıyor ve her şeyi birbirine katıyorsan önünde acilen çözmen gereken bir özgüven problemi var demektir. İnsanlar tarafından ret edilme korkusu onların başkalarının isteklerine karşı koyamama, bir konuşma esnasında kendine has fikirleri sırf onlarınkiyle çelişiyor diye ifade etmeme özgüven probleminin en zararlı olan yönüdür. Başkalarının düşünceleriniz yüzünden sizi dışlamasından korkmayın. Sırf başkası istiyor diye hoşlanmadığınız bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Bunu karşı tarafa da nazik bir dille iletip geri çevirin. Böyle yaptınız diye sizden uzaklaşmasından korktuğunuz kişiler gerçekten bunu yaparsa zaten sizin için de sizden faydalanmaya çalışan birinden kurtulmuş olmak iyi olacaktır. Arkadaşlığın bir çıkar ilişkisi olmadığının hele ki bir tarafın diğer tarafın isteklerine hizmet etmesinin ahlaken yanlış olduğunun farkında kişileri arkadaş edinmeye çalışın.

• Özgüvensiz ve karamsar insanlardan uzak durun. Üzüm üzüme baka baka kararır, bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim mesellerini duymayanımız yoktur. Bu özlü sözlerinde vurguladığı gibi bizim nasıl birisi olacağımızı genellikle çevremiz belirler. Özgüveni yüksek ve girişken kişilerle vakit geçirir ve karamsar kişilerden uzak durursak içinde bulunduğumuz ortam bizi de bir süre sonra o ortamın onlayışına ve yapısına evirecektir.

Son olarak özgüven meselesi tamamıyla kişinin kendisiyle ilgili olan ve kendini müdahale edebileceği bir durumdur. Hayata dair neler istediğinizi ve özgüven problemi de dahil bu isteklerinize ulaşmanızda size engel olan şeylerin nasıl üstesinden gelebileceğinizi bulun!

Diğer Blog Yazılarımız

Psikon Psikoterapi Psikolojik Klinik Psikolog Pedagog Konya Footer

Psikon Sağlık ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi olarak psikolog Konya, Ankara ve çevre illerde aile terapisi, yetişkin terapisi, çocuk terapisi başta olmak üzere bir çok alanda psikolojik destek sunmaktayız. Sadece fiziksel sağlık değil ruhsal sağlığında toplumun en önemli parçalarından olduğunun bilincinde hizmet sunmaktayız.

Yasal Uyarı..!

Web sitemizin içeriği, ziyaretçilerimizi bilgilendirmeyi amaçlayan bir nitelik taşımaktadır. Sitede bulunan bilgilerin hekim tedavisi veya danışmanlık hizmetinin yerine geçmediği unutulmamalıdır. Sitemiz üzerinden herhangi bir ilaç tedavisine başlanması veya mevcut tedavinin değiştirilmesi önerilmez ve tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, kişisel teşhis veya tedavi yöntemi seçimi için değerlendirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ilan veya reklam amacı güdülmemektedir.

Sitemizde kullanılan görsel ve illustrationlar Psikon’a ait olup izinsiz kullanılması durumunda yasal süreç başlatılacaktır. © 2016 – 2024
Psikon Sağlık ve Psikolojik Destek Merkezi. Tasarım: Furkan Reklam Ajansı